
ABD’de yürütülen yeni bir araştırma, biyoloji dünyasında son derece nadir görülen bir olguyu ortaya çıkardı. Vermont Üniversitesi araştırmacıları, Memphremagog Gölü’nde yaşayan kahverengi boğa başı yayın balıkları arasında aktarılabilen bulaşıcı bir kanser türü tespit etti. Bulgular, bu durumun tatlı su balıklarında belgelenen ilk örnek olduğunu gösteriyor. Araştırmanın sonuçları, bilimsel hakem değerlendirmesinden geçerek Nature dergisinde yayımlandı.
Gizemli Siyah Lekeler Araştırmayı Başlattı
Araştırmacılar, göldeki kahverengi boğa başı yayın balıklarında ilk olarak 2012 yılında siyah deri lezyonları gözlemledi. İki yıl içerisinde benzer belirtilerin popülasyonun yaklaşık üçte birine yayılması, hastalığın nedeni hakkında soru işaretleri oluşturdu. İlk aşamada çevre kirliliği, virüsler veya diğer çevresel etkenler üzerinde durulurken, yapılan genetik analizler çok farklı bir tablo ortaya koydu.
Tümör Hücreleri Balıklarla Genetik Olarak Uyuşmuyordu
Araştırmacılar, farklı balıklardan alınan melanom dokularının tüm genom dizilemesini gerçekleştirdi. Analizler sonucunda, tümör hücrelerinin bulundukları balıklarla genetik olarak eşleşmediği belirlendi. Ancak farklı bireylerden alınan tümör örneklerinin birbirleriyle büyük ölçüde aynı genetik yapıyı taşıdığı görüldü. Bu bulgu, kanser hücrelerinin ilk oluştuğu balıktan ayrılarak bağımsız bir hücre hattına dönüştüğünü ve diğer balıklara aktarılabildiğini ortaya koydu.
Dünyada Belgelenen Dördüncü Bulaşıcı Kanser
Bilim insanlarına göre bu keşif, hayvanlar arasında doğrudan bulaşabilen kanserlerin bilinen dördüncü örneğini oluşturuyor. Daha önce benzer bulaşıcı kanserler;
- Köpeklerde,
- Tazmanya canavarı popülasyonlarında,
- Bazı deniz kabuklularında
tespit edilmişti. Yeni çalışma, bu olgunun ilk kez bir tatlı su balığı türünde görüldüğünü ortaya koyuyor.
Bulaşma Mekanizması Hâlâ Araştırılıyor
Araştırmacılar, kanser hücrelerinin balıklar arasında tam olarak nasıl yayıldığını henüz belirleyebilmiş değil. Uzmanlar, özellikle üreme dönemlerinde yaşanan yakın temasın bulaşmayı kolaylaştırabileceğini değerlendirirken, su kalitesindeki bozulmanın ve kimyasal kirleticilerin bağışıklık sistemini zayıflatarak hastalığın yayılmasını kolaylaştırabileceği üzerinde duruyor. Bu değerlendirmeler, henüz araştırılmaya devam eden olası mekanizmalar arasında yer alıyor.
İnsanlar İçin Risk Oluşturmuyor
Bilim insanları, söz konusu bulaşıcı kanserin insanlar açısından herhangi bir sağlık riski oluşturduğuna dair bir bulgu bulunmadığını vurguluyor. Ancak, kanser hücrelerinin farklı bireylerin bağışıklık sistemini nasıl aşabildiğinin anlaşılması, insanlarda görülen melanom başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin biyolojisinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Araştırmacılar, bu mekanizmaların gelecekte yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine ışık tutabileceğini belirtiyor.

İlk yorum yapan olun