Gelecek, bu yıl Dubai’deki Gulf Information Technology Exhibition’da parlak bir şekilde konuşuluyor. 60 ülkeden 1200’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı bu etkinlik, teknoloji dünyasının en önemli sahnelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Mesmer robotiği olarak adlandırılan insan benzeri makineler, Engineered Arts tarafından tasarlandı ve güncel tartışmaların odak noktalarından biri oldu. Vücut dilini ve duyguları algılayabilen bu robotlar, iletişimin doygunluğunu şaşırtıcı bir biçimde sürdürüyor. “Amaç nedir? Varoluş nedenimiz nedir?” sorusuyla başlayan sohbetler, insan-kullanıcı arasındaki karmaşık etkileşimlere dair derin düşündürücü cevaplar barındırdı.
Etkinlikte ayrıca dünyaca ünlü siber güvenlik uzmanları da sahne aldı. Geçmişte uzay gemileri inşa eden, kasırnaları dizginleyen ve 1990’lardan beri kripto para üzerinde çalışmalar yapan hacker Pablos Holman, geleceğin savaş alanının siber güvenlik ve siber savaş olduğuna dair görüşlerini paylaştı. “Kurumsal değerler ve bilgisayarlar bu savaş alanını oluşturmaktadır,” diyen Holman, rekabetin artık tamamen dijital bir mücadeleye dönüştüğünü belirtti.
Dolandırıcılıkta yeni dönem ise evden çalışanların artmasıyla birlikte karmaşık ve yaratıcı yöntemlerin çoğaldığını gösteriyor. Etik hacker, yazar ve konferans konuşmacısı Bryan Seely, sosyal mühendislik, phishing ve kullanıcı hedefli saldırıların yükseldiğini, fidye yazılımlarının ise daha çok yayılma eğiliminde olduğunu vurguluyor. “Sınır artık yok gibi; VPN üzerinden çalışan şirketler, iletişim ve merkezi yönetimden uzaklaşıyorlar.”
Sağlıkta inovasyonlar pandemiyle birlikte sağlık teknolojilerinin benimsenmesinde büyük bir ivme kazandı. Tele-tedavi hizmetlerinde kayda değer bir artış oldu; insanlar artık hastanelere gitmeden uzaktan doktor randevularını alıyor ve tedavi süreci ev ortamında ilerliyor. CHIL AI LAB GROUP’un CEO’su Shamim Nabuuma Kalilsa, bunun lockdown’lar nedeniyle hız kazandığını belirtirken, Etisalat Enterprise’ın sağlık devrimine katkısı olarak “evde bağlı sağlık çözümleri” ile sensörlerden gelen verileri bir araya getiren bir veri orkestrasyon platformunu öne çıkarıyor. Örneğin, kan şekeri ve oksijen düzeyi gibi veriler gerçek zamanlı olarak panelde toplanıyor ve gerektiğinde doktoru uyarıyor.
Değerler üzerinde netlik ise bazen yaşam kurtarıcı ilerlemeler varken, bazı teknolojilerin yanlış kullanıma açık olduğuna işaret ediyor. İnsan karar verme süreci, hangi dünyayı kurmak istediğimizi belirleyen ana araç olarak kalıyor. Holman’ın da ifade ettiği gibi: “Değerlerimiz konusunda net olmak zorundayız.” Seviyeli bir gelecek için hangi dünyayı hedeflediğimizi ve bu dünyaya ulaşmak için hangi teknolojilerin yardımcı olacağını net bir şekilde sorgulamalıyız.
